Hugo Broos Tayfun ve "Colmandante"

Çok şey yazılabilir, Trabzon defansındaki pozisyon alma beceriksizliği, Sylva'nın inanılmaz iki kurtarışı, Kayseri'nin onca "harcamaya" rağmen br türlü "kalıbının takımı" olamayışı, Cüneyt Çakır'ın otomatiğe bağlı düdüğü, Geronimo Colman'ın "kızılderili inadı" , Tayfun'un saygı duyulası onur mücadelesi, Selçuk Ve Umut'un batmakta olan bir gemiyi ustaca yüzdürmeleri, Engin Baytar'ın anlaşılabilir "arıza" halleri ve benzerleri...Ama hiçbirini öncelemeyelim bu maç özelinde ve Belçikalı Teknik Direktör'e hakkını teslim edelim;
Trabzon takımı Kayseri maçını, Belçikalı hocasının çok yerinde ve cesurca hamlesiyle kazanmıştır! Aldığı mütevazı ücretle hiç de orantılı olmayan çocukca sevinci ve futbolcularıyla kurduğu insanca ilişkileri bir yana, Belçikalı hoca, gerektiğinde oyunu da okuyabildiğini bu maçta göstermiş ve hakkında oluşmaya başlayan şüphe bulutlarını poyraza tutmuştur. Zirve mücvadelesinden epeyce uzak kalan Trabzon takımı açısından alınan 3 puandan çok bu teknik adam duruşunun, asıl kazanç olduğunu düşünüyorum.
 
Geçem haftaki yazılarımın birinde, Trabzon takımında "Colmandante"Colman dışında sorumluk almaktan kaçmayan, rakibi zorlayan ve mücadeleden hiç kopmayan bir iki oyuncudan birinin tayfun olduğunu ve onca aşağılamaya rağmen ısrarla bu takımda oynamaya devam eden Tayfun Cora'ya saygı duyduğumu söylemiştim.  Tayfun, 23 Ekim akşamı Avni Aker çimleirne taşıdığı performansıyla, sanırım tüm tribünlerin alkışını ve saygısını kazandı. Kazanan ne Sedat Tunalı ne de Tayfun Cora, kazanan Trabzonspor olmuştur, öyle değil mi?  Bu bölümden kimi Tayfunsevmezlerin mutlu olmadıklaırnı, "la Sedat Tunalı da habunu beğendi ya, bu takımdan bişe olmaz" diyenler olduğuna eminim. Tayfun'un dünya ölçeğinde bir yıldız olmadığını ben de biliyorum, ama gerçek mevkisinin dışında bu kadar özveriyle mücadele eden kişiye, saygı duyulur! Yalnız, Tayfun'un asistinde müthiş bir golcü koşusu yapan Gökhan Ünal'ın hakkını da teslim edelim.
 
Kayseri, bir karar vermeli. Bunca bütçelerle olsanız olsanız hacimli kulüp olursunuz, büyük takım olmanın başka alt bileşenleri var, ve bunlar maalesef Kayseri de çok az.
 
Türkiye'de seyirci karşısına çıktığı ilk gün, ayağıan ilk pas değdiğinde "işte bu" dediğim safkan Kızılderili "Colmandante" Colman'ı bu maçta da beğenenler olmuştur. Bir Trabzonludan çok daha gönülden oynayan ve oyundan hiç kopmayan Arjantinli'nin, hala, kendi kapasitesinin çok altında oynadığına inanıyorum.  İnanılmaz özgüvenini; Fatih Tekke tarzı bir forvet ve fizik güçle birleştirebilidğinde, bu sevimli Kızılderiliyi Maradona'nın takımında görmemiz sürpriz olmayacaktır.
 
İyi bir futbol gecesiydi. Trabzonspor ve Trabzon delisi Antalyalı Emre Koçum'un gönderdiği Zargana ve Tirsileri mundar etmeden futbol keyfini zirve yaptıran herkese teşekkür etmeli. Bir de, Karadeniz gecelerini Denize sarılarak tadına doyulmaz kılan duru yüreklere selam etmeli...


--

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !